İustitialiberta, Utopia’nın karşı kıyısında bulunan, zenginliği ve ihtişamıyla nam salmış bir ülkeydi. Ülkenin adı Latincede iustitia anlamına gelen adalet ve özgürlük anlamına gelen libertatem kelimelerinden gelir ve adını tam anlamıyla hak eder. Bu devlet için eşitlik, adalet ve özgürlük her insanın başlıca hakkıdır. Bu sebeple de Cumhuriyetle yönetilen İustitialiberta, Utopia’yı uyaran ve insanların refahı için yapması gereken değişikleri içeren bir öneri mektubu yolladı. Bu mektup Utopia’nın yönetim birimlerinden, insanlar arasındaki karşılıklı ilişkilere kadar birçok konuda Utopia’yı eleştirmekte ama aynı zamanda tavsiyelerde bulunmaktaydı. Yolladığı bu mektup üzerine saldırgan bir geri bildirim alan İustitialiberta Utopia ‘yayla savaşma gitmeden çözmek için elçiler yolladılar. Yollanan elçiler özel olarak seçildi. Her biri Utopia’nın giyimi kuşamı, gelenek ve görenekleri, görgü kuralları konusunda uzmanlaşmış kişilerdi. Uzun süren görüşmelerden sonra İustitialiberta elçisi Dominante (İspanyolca hakim demektir) Utopia’dan ayrılmadan önce son bir konuşma yaptı:
“Utopia, sahip olduğu zenginliklerle hayran kalınacak bir ülke olmasına rağmen insanlarının gözü boyanmıştır. İnsanlar bütün hayatlarını kuklalar gibi sadece kuklacısının istediği dansı yaparak geçirirler. İpleri kesmek ve her bir Utopia’lıyı gerçekten özgür bırakmak için Utopia kendini kökten yenilemeli ve iplerini kesmelidir. Tabi ki sevgili Utopia yöneticilerinin korkularını anlamaktayım. İpleri kesilen bir kukla en başta yere çakılır ama bir daha kalktığında devrilmez ve her biri birbirinden ayrı özel bireyler haline gelir. Utopia’nın şu anki durumu, halka şimdilik doğru gibi gelmesine rağmen bu bir aldatmacadır Utopia’da özgürlük yoktur. Yasalarınızda da belirtildiği gibi “Herkes her an herkesin gözü önündedir; memleketin yasalarına ve törelerine göre çalışmak ve dinlenip eğlenmek zorundadır.”(Madde 56). Evleri, kıyafetleri, hayatları aynı olan Utopialılar bir zaman sonra makineleşir. Peki makine nedir, sevgili dostlarım? “Makine herhangi bir enerji türünü başka bir enerjiye dönüştürmek, belli bir güçten yararlanarak bir işi yapmak veya etki oluşturmak için dişliler, yataklar ve miller gibi çeşitli makine elemanlarından oluşan düzenekler bütününe denir”. Makineleşen Utopia’da seri üretim sağlanır ve bu seri üretim devleti destekler fakat farklılığı, yaratıcılığı ve hayal gücünü yok eder. Bu özelliklerini kaybetmiş bir insan ise istediği kadar bilimle uğraşsın asla özgürlüğü olan bir insan kadar ilerleyemez. Sözlerimi Utopia’nın yakın bir dostu olan İustitialiberta’nın temsilcisi olarak söylüyorum. İustitialiberta Utopia’da EŞİTLİK ve ADALET sağlanana dek asla durmayacaktır ve sınırlarını sonuna kadar zorlamaya hazırdır.”
Bu sözleri üzerine İustitialiberta’ya dönen Dominante, Utopia’nın vahim durumu hakkında çok ayrıntılı bir rapor verdi. Bu rapor yaptığı kapanış konuşmasında bahsedemediği birçok konuya da değinmekteydi:
Utopia kendi kendini dolandırmaktadır. Herkesin kendi kendinin avukat olmasını sağlamak için yasa sayısı oldukça azdır. Bu durum birçok davada bir bilinmemezlik ve kaos ortamı yaratır ve bu durumun çözümü için Utopia yasaları: “Yöneticiler kurulu, akıllarını kullanarak, suçun ağırlığına ya da hafifliğine göre, bir ceza verilir” (Madde 76). Fakat insanların hak ve hukukları şahısların inisiyatifine bırakılmamalıdır.
Laiklikten uzak ola Utopia Yönetim sistemi, onların en derin yaralarından birini oluşturur. Utopia ‘da bulunan burthresalar yani başrahipler bütün Utopialılar tarafından seçkin, ermiş kişiler olarak görülür. Bu kişilerin yasalar üzerinde dokunulmazlıkları vardır. Bu durum halk arasında bir sınıf ayrılığı oluşturur. Utopia’da yargı birimi olarak Yönetim Kurulu’nun yanında başrahiplerinde yetkileri vardır; aforoz etmek gibi. Laik rejimden uzak olan bir yönetim şeklinde ilerlemek ve gelişmek imkânsızdır.
Utopia’da evlilik sadece ölümle son bulur. İnsanların kendi eşleriyle aralarındaki ilişki bir anlamda devlet kontrolü altındadır. İnsanların kiminle hayatını paylaşacağı kısıtlanmıştır. Bunu dışında özgürlüğün, mutlu, ideal yaşama sahip olması gereken Utopia’da köleler, sosyal hayatın en dibindedir. Örneğin katil işi olarak gösterilen kasaplığı sadece köleler yapar. Bütün Utopialılar günde 6 saat çalışırken, köleler için bu durum söz konusu değildir
Utopia’da aile planlaması oldukça katıdır. Bu planlamaya uymayan bir ailenin çocuğu onların elinden alınır ve başka bir aile yerleştirilir. Dışardan bakıldığında bu düzeni sağlasa bile geleceğimiz olan çocuklara zarar verir ve Utopia geleceğine verdiği bu zararla kendi kuyusunu kazmaktadır.
Dominante’nin verdiği detaylı rapor İustitialiberta yöneticilerini Utopia karşı savaş ilan etmeye karar verdi Bu kararın üzerine İustitialiberta hummalı bir hazırlık başladı. Donanmasını öyle geliştirdi ki, tüm donanma bütün Utopia adasını çevreleyebilirdi. Dillere destan bir ordu kurdu. Utopia ile aralarında bulunan Preparatio körfezinde bir hisar yaptırdı. Bu hazırlıkları sırasında en büyük farkı yaratan ise; İustitialibertalnın Utopialıların paralı asker olarak kullandığı Zapoleteleri satın alması ve kendi birimlerine bağlaması oldu. Bu hummalı hazırlık dönemi 12 ay içerisinden son buldu ve Utopia İustitialiberta ’ya yolladıkları bir elçiyle savaşmak istemediklerini ve bu durumun bir oturumla çözülebileceğine belirtti. İustitialiberta bu teklifi kabul etti ve orta nokta olarak İustitialiberta’nın Conponendi(Latincede anlaşma) şehri seçildi.
Oturum çok çetin ve tartışmalı geçti. Oturumun ilk haftası iki taraf içinde oldukça gergin geçti, insanların özgürlüğünü savunan İustitialibertalılar bu tür oturumlardaki inatçılıkları ve azimleriyle ünlüdürler. İlk haftanın sonunda hala bir sonuca varılamamış, Conponendi şehrinde yaklaşan savaşın dedikoduları dolanmaktaydı. Bu duruma son veren is İustitialiberta’nin çok önemli devlet adamlarından biri olan Lextir(yunanca hukuk demektir). Lex yaptığı konuşmada hem Utopialılara İustitialiberta’nın amacının sadece özgürlük olduğunu kanıtlamış, hem de Utopialıları değişmeye itmiştir;
“Kardeşimiz Utopia’yı bu çıkmazda görmek bizim için en büyük acılardan biri ama insanların özgür, eşit olmadığı bir dünyada yaşaması ise bizim için en büyük işkencedir. Utopia’nın şuanda sahip olduğu bakış açısı görünüşte mutlu bir devlet çizimi vermesine rağmen. Bu resim bozulmuş boyayla yazılmış bir resim gibidir. Bu boya zaman içerisinde aşınır ve eski parlaklığını kaybeder, bunun yanı sıra bozulmuş bu boya sahip olduğumuz kanvasa yani bir devletin temeline de zarar verir ve geri dönülemez bir hal alır. Utopia yönetim sistemiyle laik, insanların hak, hukuk, özgürlük ve eşitlik ilkelerine saygı duyan, rengârenk farklı, çeşitli boyalarla çizilmiş bir devlet olması gerekmektedir ve biz İustitialiberta bu devleti sağlanması için her şeyi yapmaya hazırız.”
Bu konuşmadan sonra oturuma 2 gün boyunca ara verildi, geri dönüldüğünde ise Utopia’nın yapılacak değişimleri kabul ettiğini ve İustitialiberta’nın her türlü yardımını çok kısa bir mesajla kabul ettiklerini belirtti:
“Kardeşimiz, yapılacak olan değişmeler için Utopia hazırdır ve sizden de yardımlarını beklemektedir.”
Oturumdan çok kısa bir zaman sonra Dominante kurduğu minik bir ekiple Utopia ’ya geri döndü ve Dominante bu uğurda o kadar çok çalıştı ki 2 yıl olarak planlanan değişim tam tamına 8 ay 3 gün sürdü.
Sonuç olarak tarihin çok kısa bir kısmını alan bu olay yüzyıllarca komşu devletlerin hayranlıkla baktığı bir olay haline geldi. İustitialiberta’nın kendi ülkesinden olmayan insanlar için bile bu kadar azimle çalışması insanların dilinden yıllarca düşmedi. İustitialiberta sonunda herkese özgürlük ve adalet için her şeyi göze aldıklarını kanıtladı.

Ecem GÜLERAY